Ana içeriğe atla

N.'nin Bodrum Oburluğu

by N.

Bodrum’a hayatım boyunca 2-3 defa gittim. Son iki gidişimde de aşağı yukarı aynı yerlerde takıldım. Zamanın çoğu sahilde kitap-dergi okuyarak geçti; ancak özellikle Gündoğan civarında birkaç cafe, meyhane not düşebildim:
  1. Cafe Giritli: Eskişehir’de yediğiniz çi(ğ) börekleri unutun. Bu onların 2 katı büyüklüğünde ve kesinlikle daha leziz ! İçindeki et gayet pişmiş (benim için önemli bir husus) ve hamur, yağını çok çekmemiş. 1 porsiyona 2 büyük börek geliyor, ortaya da yeşillik ve dilimlenmiş domates. Biz 2 porsiyon çi(ğ) börek, iki ayran, bir su ve bir şişe biraya toplamda 65 tl ödedik.
  2. Balıkçılar Kahvesi: Akşamı ayrı güzel, gündüzü ayrı güzel möthiş bir manzara karşısında çay içmek... Şu yazlık yerlerdeki kahvehaneler gerçekten çok anlamlı (bakınız Ç.’nin emeklilik provası). Benim gibi acımtırak adaçayı seviyorsanız, adaçayı otunu sıcak suya koyup getiriyorlar, bayıldım. Normal çay 1,5 tl, adaçayı azcık daha pahallı. Mutlaka gidin oturun ve deniz manzarasını çoğunluk +65 grubuyla izleyedurun.
  3. Terzi Mustafa’nın Yeri: Rivayet o ki eşine mirastan düşen bu yeri asıl mesleği terzilik olan Mustafa Bey bu restorana dönüştürmüş. Mezeler ve balık tazeydi idi. Fiyatlar tabii Bodrum ayarı, ucuz değil. Bir de aklımı kurcalayan: Neden her meyhane “girit ezmesi”ne kendi yorumunu katıyor? Bunlar da kabaklı bir mezeyi Girit ezmesi diye getirdiler. Giritliler, lütfen olaya el koyun ve karar verin ezmeniz tam olarak nedir.
  4. Kavaklı Köfteci: Yalıkavak çarşısındaki nefis köfteci. Kesinlikle deneyin. Bir porsiyon köfte 22 tl, piyaz 12 tl. Ortaya yağlı kızarmış dilimli tost ekmeği getiriyorlar. Bir de sonrasında lavanta kolonyalı mendil veriyorlar, çok tatlış.
  5. Çakıltaşı Beach Cafe: Kesinlikle son zamanlarda yediğim en lezzetli zeytinyağlılardı. Özellikle nohutlu pırasasını çok sevdim. Fırın sütlacına da limon kabuğu rendelemişlerdi, hoş bir tat vermiş. Tekrar gidilesi. Websitesi için tıklayınız
  6. Midyeci Şehmus Usta’nın Yeri: Şehmuz usta birkaç yıl önceye kadar sahilde midye satarken ünlenmiş (hikayesi burda) ve sonra (bence lüzumsuz pahallı) bu yeri açmış. Midye dolma gerçekten güzel. Deniz börülcesi çok acı geldi. Enginarı güzeldi. Daha önce midyeli makarna denemişliğim ve sevmişliğim var.  
  7. Dondon için Bitez VEYA Pioppo Gelato: Tercihim kesinlikle Bitez! Bodrum'da her adım başı bir Bitez dondoncusu bulabilirsiniz. Ben bu gittiğimde narlı, güllü, bal bademli ve nane-çikolatalı yedim. Bal badem favorim. Eğer İtalyan dondurması yemek isterseniz de gidin Yalıkavak'taki Pioppo’da bir topu 9 tl ‘ye yiyin. Bence hiç değmez, ama siz bilirsiniz.
  8. Bodrum Kıstırma veya Lokumlu Bisküvi: Bodrum'un mandalinalı lokumları (benim favorim satsumalı) şahane. Bunu petibör püsküütün arasına koyup satıyorlar. Tekli satımı mevcut, gitmişken atın ağzınıza. Kalorisiz for sure (!)
Not: Daha fazla foto için instagram hesabımıza buyrunuz.

Yorumlar

  1. No. 8'in satsumalı lokumuna ben de kefilim. Annemle bölüştük o da nostalji yaptı, eskiden çocuklara petibör arasına lokum koyup verirlermiş. -Ç.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Variante Breakfast & Coffee'de kahvaltı + Mazi Antika Cafe'de kahve

Variante 'yi bir gece kapalı olduğu bir saatte gördüm, logosu falan hoşuma gitti. Derken haftasonu gitmeye çalışma gafletinde bulunduk, rezervasyon gerekmekteymiş.* Hafta içi olunca boştu, sonra iki masa doldu ve tosun bir kedi geldi. Mekan tabelasından başlayarak oldukça hoş. Servis kasecikleri neşeli çiçekli şeyler. Hatta porselen kaşıklar geliyor, onlar bile desenli. Yani ortamı beğendik. Tek sıkıntı, dükkanın caddenin sabah güneşi alan tarafında olması. Epey bunaldık otururken, esmiyordu zira. Yemelere gelince, biz iki kişilik kahvaltı istedik, 55 TL. Gayet doyurucu, fiyat - lezzet - porsiyon dengeli. Kahvaltı şunlardan mürekkep: 5-6 çeşit peynir (hepsi lezzetli ancak olağanüstü değil) , yeşil-siyah zeytin, salata (evet söğüş değil adeta bir salata), salam (biz geri gönderdik), pişi, sigara böreği, domates ezmesi gibi bir şey, istediğiniz şekilde yumurta (biz omlet gibi istedik, gayet iyi pişmiş olması ziyadesiyle memnun etti), fındık kreması, tereyağ, vişne? reçeli (kava...

URUMÇİ UYGUR RESTAURANT

 Urumçi Uygur Restoranı denedik. Dostlar, midenizde salça ve sarımsağa yer açın ! Uzak doğu mutfağındaki eksik salçayı bulmuş koymuşlar ! Yediklerimiz: 1- Acılı patates (resmi yok) 2- Patlıcan ve fasulye kavurması 3- Nefis sebzeli et 4- Buharda pişmiş ekmek Sofraya oturur oturmaz da bir termos çay getiriyorlar. Bildiğiniz düz çay. Hani yeşil çay filan olsa daha iyi olurdu... Öncelikle, genel olarak memnun kaldığımızı belirtmeliyiz. Porsiyonlar büyük ve doyurucu. 4 kişi bunlarla fazlasıyla doyduk. Lezzete gelince, sebzeler güzel ve tatları aynıydı (salça ve sarımsak onları birleştirmişti), Asya usulü diriydi, hoşumuza gitti. Ekmek, hayatınızda görebileceğiniz en beyaz ekmek olabilir. Ayrıca tuzsuz idi. Yemeğin tadını dengeledi. Etli sebze yemeğinin içinde değişik bir mantar vardı, çiğne çiğne bitmez. Toplamda 76 TL ödedik. Bir daha gider miyiz? Evet ! Not: Çıkışta bi' büfeden naneli sakızınızı şekerinizi alın deriz. Ç.&N.

Bir zamanlar okuduklarımdan neleri not almışım?

(Şu an neler okuduğumu yazmaya üşeniyorum.) On yıl kadar önce okuduğum edebiyat kitaplarından hoşuma giden alıntıları bir defterde toplamaya başladım. Bunları bazısı ara ara aklıma düşer, bazısını deftere göz gezdirdikçe hatırlarım. Defterimi karıştırıp bazı alıntıları seçip yazmaya karar verdim. Çünkü bu aralar bir kitap yazısı yazmam gerekiyor. Karman çorman bir sürü şeyi bir arada okuduğumdan biraz zor geliyor şu an zihnimi toplayıp onu yazmak. Onun yerine halihazırda derli toplu olan bir şeylerden yazmayı tercih ettim. "Baharın nasıl bir şiddet içerdiğini fark ediyor musun sen de Çetin?" Baharın nasıl bir şiddet içerdiğini fark ediyor musun sen de Çetin? Bahar beni kendisine karşılık vermeye zorluyor. Her çiçeğine karşı bir çiçek, ılık esintilerine karşılık ciğerlerimden ılık bir nefes istiyor... Parlaklığına, hafifliğine, coşkusuna karşılık vermem gerekiyor. Bahar sunduğu her şeyi yaşamaya zorlayarak bana şiddet uyguluyor. Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimi...